DİJİTAL KİMLİKLER, BLOCKCHAİN VE HUKUK

Av. Ada DENGİZ

DİJİTAL KİMLİKLER, BLOCKCHAİN VE HUKUK

Günümüz dijital dünyasında kişiler, online sosyal ağ siteleri aracılığı ile iletişimlerini geliştirmek ve ilgili platformlar üzerinde daha aktif bir rol alabilmek amacıyla dijital kimlik oluşturmaktadırlar. Ancak burada önemle belirtmek gerekir ki; dijital kimlikler, yalnızca kimliğin oluşturulma aşamasında paylaşılan verilerden ibaret olmayıp, aynı zamanda kullanılan online sosyal ağ üzerinde paylaşılan verileri de içermektedir. Dolayısıyla dijital kimlikler geleneksel kimliklerin içerisinde barındırdığı verilerden daha fazla ve hassas nitelikte veriyi içermektedirler. Ancak mevcut yasalar belirli alanlar için geçerli olsa da, dijital kimlik hizmetlerinin kullanımı ve korunmasına yönelik kapsayıcı nitelikte yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu sebeple; ilgili online platformlar, kullanıcısı olan üyelerinin doğrulanması veya dolandırıcılık faaliyetlerini en aza indirgenmesi amacı ile parmak izi eşleştirme, yüz tanıma, ses tanıma veya davranışsal özellik taraması gibi çok çeşitli yapay zeka teknolojileri kullanmaya başlamışlardır. Bu denli hassas verilerin, online platformlar üzerinden paylaşımı işlemlerin yürütülmesinde kolaylık sağlasa da ilgili verilerin korunması hususunda düzenlemelerin bulunmaması da büyümeye engel teşkil etmektedir.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, verilerin korunması ve dijital ekosistemin desteklemesi amacı ile dijital kimlik hizmetlerinin basitleştirilmesi ve sistemsel bir düzende ilerlemesi için adımlar atmaya başlamıştır. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin odak alanları; dijital ekonominin kilidini açmaya yardımcı olmak, vatandaşların deneyimini ve hizmetlere erişimi iyileştirmek, gizliliği korumak ve dijital alanda dolandırıcılıkla mücadele etmektir. Türkiye, ulusal bir dijital kimlik kontrol hizmetinin kurulmasına duyulan ihtiyacı ve engelleri değerlendirmek amacı ile bir kanıt toplama uygulaması gerçekleştirdi. Devletin ve özel sektörün rolleri, böyle bir hizmete nasıl güven kurulacağı ve olası sorunlara değinilmemiş olsa da dijital kimliklerin niteliği ve bunların korunmasına yönelik atıflarda bulunularak çerçeve çizmiştir. Çerçevenin temel yönlerinden biri de '’güven’’ ilkesinin ilk kriterlerden biri olmasıdır ki bu durum en önemli kriterdir. Bir bireyin kimliğinin nasıl doğrulanabileceği, bir dijital kimlik hesabının nasıl kullanılabileceğini (ve potansiyel olarak yeniden kullanılabileceğini) ve silme dâhil olmak üzere kapsayıcılık ve hesapların yönetilmesi ile ilgili ayrıntılara tam olarak yer verilmiş olmasa da, güvenlik, mahremiyet ve bilgi yönetimi, şikâyetlerini ele alması ve kayıt tutma gibi işlemler ile ilişkilendirme yapılması büyük önem arz etmektedir. Bu itibarladır ki dijital kimlik verisi kullanarak yönetilen online platformlarda olması gereken genel kuralların yanı sıra her bir geçerli kural dizinine uyma zorunluluğun getirilmesi ile birlikte dijital kimlikler her alanda geçerli olmaya başlayacaktır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli husus ise online platformlar dijital kimlik kurallarını oluştururken hem Kişisel verilerin Korunması Kanunu hem de Avrupa Veri Koruma Tüzüğü’nde yer alan usul ve esaslara da uyumlu bir alt yapıya sahip olmalıdırlar.

Yukarıda da açıkça belirtildiği üzere, doğrulanmış bir dijital kimlik sisteminin potansiyel kullanım durumları neredeyse sonsuzdur. Bir kişinin hayatı boyunca finansman elde etmek, barınma, istihdam, sağlık ve sosyal ihtiyaçlar, adalet, eğitim ve seyahat ile ilgili hizmetlere erişmek için kendilerini tanımlamaları günümüz dünyasının bir parçası haline gelmiştir. Ancak burada önemli olan bir diğer husus ise, tüketicide olması gereken güvenin tam olarak sağlanmasıdır. Keza tüketicilerden kimlik doğrulaması işlemlerinin yapılması için yapay zekâ tabanlı teknolojik seçenekler istenmektedir. Burada oluşabilecek herhangi bir sızıntıda tüketicilere ait kimlik verileri çalınabilir ve bunlar dolandırıcılık gibi potansiyel risklerle karşı karşıya kalabilir. Tüketicilerin haklı gerekçelerle talep ettiği ‘’güven’’ tam olarak karşılanması ise şu aşamada yalnızca blockchain teknolojisi alt tabanlı bir sisteme emanet edilmesinden geçmektedir. Blockchain teknolojisi tıpkı sanayi devrimi gibi evrim niteliğinde bir alt yapıya sahip olup merkeziyetsiz bir ekosisteme sahiptir. Dolayısıyla sabit bir altyapıda bulunan verilerin çalınması ne kadar kolaysa dağıtık bir alt yapıda tutulan verilen çalınması bir o kadar zor olacaktır. Bir Japon e-ticaret devi geçtiğimiz günlerde şirketin çevrimiçi seyahat rezervasyonu yan kuruluşunu, blockchain platformuna entegre ettiğini açık açık duyurdu. Platformun entegrasyonu, müşterilerin platformun kendi kendine egemen kimlik uygulamasını kullanmayı seçebileceği ve 600.000'den fazla otelde ve 200.000'den fazla kiralamada rezervasyonlara erişebileceği anlamına geldiğinin altını çizdi. Blockchain destekli platformun, müşterilerin seyahat belgelerini tek bir yerde saklamasına ve özel olarak erişmesine ve sonunda rezervasyonları ödemek için kripto para birimlerini kullanmasına izin vereceğine değinerek güven terakkisini sağlama amacı taşıdıklarının altını çizmişlerdir.

Kimlik verilerin korunmasına yönelik veri koruma konusunda küresel bir fikir birliği bulmasa da, başta dijital kimliklerin var olan yasal altyapı ile korunamayacağı tartışılmaz bir gerçektir. Dolayısıyla devletler hem kendi iç hukuk sistemlerinde hem de diğer devletlerle entegre olabilecek sistemlerde ortak bir noktada buluşamadıkları sürece tüketicilerin güvenini de kazanamayacaklarıdır.

 

 
 
8.04.2021 (Av. Ada DENGİZ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

KİŞİSEL VERİLERİN BOŞANMA DAVALARINDA KULLANILMASI

KOLLUĞUN KİŞİSEL VERİ TOPLAMA YETKİSİ

SİBER SALDIRILAR VE SİBER DİRENÇ

TELİF HAKKI: BIRAKINIZ YAPSINLAR BIRAKINIZ GEÇSİNLER

BOŞANMA DAVALARINDA ERKEĞİN HAKLARI

BİR İSTANBUL SÖZLEŞMESİ MASALI

YAPAY ZEKÂ VE UZAKTAN ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

SON TARİH 31.03.2021

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin