ÇOCUKLUK YILLARIMDAN  BİR KURBAN BAYRAMI.

İbrahim Alisinanoğlu

ÇOCUKLUK YILLARIMDAN BİR KURBAN BAYRAMI.

Küçüktüm, sekiz on yaşlarındaydım. Kurban bayramına birkaç gün kalmıştı. Hava da oldukça soğuktu. Annem, kız kardeşlerim evde harıl harıl bayram temizliği ve hazırlıklarıNI yaparken, babam; “yarın seninle kurbanlık almaya gidek ” demişti… Çok sevinmiştim.
O gece sabaha kadar uymamıştım. Sabah erkenden kalktım. Kahvaltımızı yaptıktan sonra Akyol Mahallesindeki evimizden Kalealtı’na, kurbanlık almak için evden çıktık.
Hava oldukça soğuk ve yerde kar vardı. Ağır adımlarla Eblahan’dan Balıklı ’ya doğru inmiş, oradan Adliye arkasından geçip, Mehmet Paşa camisinin karşısından Kalealtı’na ulaşmıştık.
Hava soğuk olmasına rağmen kalenin etrafı çepeçevre kurbanlık koyun sürüleriyle doluydu. Bir yanda kurbanlık koyunlar, diğer yanda kurbanlık almak isteyenler, köylü garajına köylerden alış veriş yapmaya gelenlerle birlikte ortalıkta mahşeri bir kalabalık vardı.
Babamla birlikte önce kale etrafını şöyle bir gezmiş, pazarda koyunlara bakmıştık. Babam bu gezintimiz esnasında koyun fiyatını soruyor, yapılan alış verişleri izliyordu.
Bir müddet sonra babam Antep halliği sürüsü içinden gözüne kestirdiği bir koyunun yanına yaklaştı. Hayvanın önce sırtını, sonra göğsünü avuçlarıyla kontrolden geçirdi. Sonra dişine, gözüne baktı. Satıcısından koyunun fiyatını sorduktan sonra adamın elini sıkıca tutup, aşağı yukarı sallarken hararetle başire başlamışlardı.
Babam ve satıcı, tutan ellerini yerinden sökercesine sallarken bu şekilde davranmalarına önce bir anlam verememiş, kavga ediyor sanmıştım, korkmuştum. Araya birkaç kişinin de girmesiyle birlikte fiyatta uzlaşma sağlanınca sallanan eller serbest kalmış, fiyatta anlaştıklarını anlamıştım.
Babam Satıcıya parasını verirken, satıcı; ,”Allah hayırlı eylesin, Allah kabul etsin” diyor. Babam da adama ; “ Allah razı olsun. Sen de bereketini gör!” karşılığını veriyordu.
Babam koyunu satın alınca evden getirdiği uzunca bir ipi hayvanın boynuzlarına bağladı. İpin ucunu elime tutuşturmuştu. İpe bağlı hayvanı ben önden çekerken, babam da sürüden ayrılmak istemeyen koyunun arka ayaklarını kaldırıp öne doğru ittiriyordu.
Birkaç adım attıktan sonra hayvanı bu şekilde götüremeyeceğimizi anlayan babam, bir ata arabası tuttu. Koyunu arabaya yükledik. Arabacı hayvanı arabaya yanı üstüne devirdi ve ayaklarını çapraz bir şekilde bağlayarak hareketsiz bıraktı. Biz de arabaya bindik, koyunla birlikte evin yolunu tuttuk.
Yol boyunca kurbanlık koyun almış insanlar ve onların yaşadıkları, kurbanlıkların yanındaki çocukların o mutlu, heyecanlı halleri bayramın görülmeye değer en güzel manzaralarından biriydi.
Naylon araba ile kısa bir seyahatten sonra Mahalleye gelip sokağa girince mahallenin çocukları koşarak bizi karşıladılar. Arabayı evin önünde durdurmuştuk.
Ayakları bağlı koyunun ipinin çözülüp serbest kalmasıyla birlikte; arabanın üstünde ayağa fırlaması, yere atlaması, kaşla göz arasında kaçması bir oldu.
Babam sakince arabacının parasını verirken, ben ve mahallenin çocukları kaçan kurbanlığın peşine takılmış, koyun önde biz arkada, sokakta köşe kapmaca, kovalamaca oynuyorduk sanki.
Kurbanlığın kaçışı çocuklar için eğlenceli bir oyun haline gelmişti.
Olayı uzaktan seyreden yetişkinlerin gülümsemeleri arasında, koyunun arkasında koşuşturan çocuklardan; düşenlerin, kalkanların, bağıranların, çağıranların ,”kaçırma!” diye haykıranların hali gerçekten görülmeye değerdi.
Komşumuz Ahmet abinin kaçan koyunu yakalayıp boynuna ipi geçirerek bize teslim etmesi ile birlikte koyunun kaçış serüveni bitmiş, bizim oyunumuz da son bulmuştu.
Koyunun evin hayadına girmesiyle birlikte hane halkı koyunun başına toplanmış, sevgi gösterilerinde bulunmuştuk. Hayvanın kınalı dalgalı tüylü hali, ufak yuvarlak kuyruğu, kısa ayakları, topalak bedeni, kara gözü, mahzun bakışı hepimize çok şirin gelmiş, onu çok sevmiştik
Herkes bir şeyler ikram etmeye, onu sevip okşamaya çalışırken, ben koyunun kurban edilmek üzere satın alındığını bilmeme rağmen, ondan hiç ayrılmayacakmışım gibi bir hisse kapılmıştım.
Kurbana birkaç gün daha vardı. Hayvanı aç bırakmak olmazdı. Hayvan merdivenin altına bağlanırken, babam koyunu aldığı satıcıdan birkaç kilo arpa, kepek ve saman almış, onlardan yaptığı karışımdan bir miktar hayvanın yemesi için önüne konmuş, suyu da unutulmamıştı.
Hava soğuk olmasına rağmen ben koyunun yanında kalmak, onunla oynamak istiyordum. Annemin ısrarı üzerine içeri girmek zorunda kalsam da aklımı kurbanlığın yanında bırakmıştım.
Gece komşularımızın aldığı koyunların birkaç kez melemelerini duysak da bir müddet sonra sesler kesildi, Ben de sobanın yanına serilen yün döşekte bayram günü yaşayacaklarımın hayaliyle rüyalara dalmış gitmiştim.
Kurban günü gelip çatınca babam erkek kardeşlerimi ve beni sabah erkenden uyandırdı. Hepimiz sobanın üzerindeki güğümde ısınan sıcak suyla sırayla abdestimizi aldıktan sonra, Ferhadiye camiinin yolunu tutmuştuk. Bayram namazından önce hocanın verdiği vaizi dinlemiş, dualar etmiştik.
Bayram namazını kıldıktan sonra babam caminin kapısında karşılaştığı tanıdıklarıyla ayaküstü bayramlaşırken, bizler de büyüklerin ellerini öpmüş, dualarını almıştık.
Sonra aceleyle eve döndük. Annem koyunu bağlı olduğu yerden çıkarmış, onu hayadda gezdirmiş, tuz vermiş, sulamıştı.
Babam hemen üzerini değiştirdi. Birkaç gün önce Arasa ’da bileylettiği bıçaklarını çıkarttı, elinin altına koydu.
Hepimiz ailecek koyunu sanki yıllarca elimizde besleyip büyütmüş gibi tek tek seviyor, vedalaşıyorduk.
Bu, her kurban bayramında yaşadığımız hüzünlü buruk bir duyguydu.
Vakit gelmişti… Babamın kurbanlığı severek, okşayarak kurban edeceği yere getirdiğini… Koyunu hırpalamadan yüzünü ve ayaklarını kıbleye gelecek şekilde sol tarafı üzerine yatırdığını… Sağ arka ayağını serbest bırakıp, diğer üçünü bizlere tutturduğunu… Birkaç dua okuyup ardından tekbir getirip niyet ederek ” Bismillah Allahü Ekber” deyip bıçağı hayvanın boğazına çaldığını dün gibi hatırlıyorum.
Kesilen kurban yerde can verirken, yüreğimin derinliklerinde hissettiğim acıma duygusuyla annemin ve benim gözlerimizden dökülen yaşlar, yanaklarımızdan süzülerek inerken, babamın bunu fark edip, “ Allah yoluna kurban kesmek bizim vazifemiz. Bu koyunlar bayramda kesilmezlerse üzülürler! “ dediğinde yüreğim biraz rahatlamış, hüznüm sevince dönüşmüştü.
Hatırlıyorum da babam; “günü gelince siz de kendi kurbanınızı kendiniz kesip, yüzmelisiniz” der, kurbanın kesimin her safhasında yanı başında bulunmamızı isterdi.
Kurban bayramı sabahı erkenden kurbanın kesilmesi, etin dağıtılması, mangalın kayılıp kurban etiyle sabah kahvaltınsın yapılması, her kurban bayramının değişmeyen kuralı gibiydi.
Rahmetli babam hayat gözlerini yumduktan sonra da onun geleneğini sürdürmeye, onun bize öğrettiklerini çocuklarımıza aktarmaya, yaşatmaya çalıştık.
Ancak, Şimdilerde o bildik kurban karşılamaları, bayram hazırlıkları, bayram kutlamaları yok artık. Bizzat eliyle kurban kesmeler yerine vekâleten kurban kestirmeler, bayramı evde ailesiyle konu komşu, eş dostla birlikte coşku ile kutlamak yerine, yaşadığı çevreden uzaklaşıp, tatile gitmeyi tercih etmeye başladık.
Tabiri caizse ne eski kurbanlar kaldı, ne de kurban bayramları.
Bayramlar şimdilerde şeklen var ama ruhu uçup gitti!
 
28.07.2021 (İbrahim Alisinanoğlu)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

ŞEHİT KARAYILAN’I HATIRLAMAK

YAŞADIĞIM EV, GÖRDÜĞÜM ANTEP

ANTEP AĞZINDA; DÜN, BUGÜN, YARIN

O YILLAR GERİDE KALDI

YAYIK AYRANI

ALLAH’IN ALACAĞI CAN, KULUN ALACAĞI BALCAN”

HÖRBÜLOĞLU

BUĞDAY ARASASININ BİLİNMEYENLERİ

ALEYKÜMSELAM EMMİOGLU!

GURBETTEN BİR MESAJ

O YILLAR GERİDE KALDI

MEYBUZ, KARSAMBAÇ

KARA ÖNLÜKLÜ YILLAR

AT ARABALI YILLAR

ANTEP BİBERİ GELDİ!

TEPİŞME OLSUN, BİR BAĞ ORTUT OLSUN.

ELİN GIRILA BAADDİN!

ALLAH’IN ALACAĞI CAN, KULUN ALACAĞI BALCAN”

SEN ÇAL,O ÇALHALASIN !

ALEYKÜMSELAM EMMİOGLU!

BOLAMADI

DE GELDE ARAMA!?

ANTEP BİBERİ GELDİ!

UNUTMAYACAĞIZ!

BATTAL AĞA’NIN EŞİNE VERDİĞİ MUHTEŞEM DERS.

ANTEP BİBERİ GELDİ!

ÇOCUKLUK YILLARIMDAN BİR KURBAN BAYRAMI.

MEYBUZ, KARSAMBAÇ

DE GELDE ARAMA!?

TÜRKÜLERİMİZ.

SANKİ CAHİLİYE DEVRİNE GERİ DÖNÜYORUZ !

ANTEPLİYİ GICIK EDEN BAZI HALLER!

DÖŞEK KALKMADAN!

TELGRAFTAN CEP TELEFONUNA!

ALLAH’IN BİR KULU

YAŞADIĞIM EV, GÖRDÜĞÜM ANTEP

MEYBUZ, KARSAMBAÇ

ELLER ADAM OLDU BEN OLAMADIM !

RAMAZANDA, KADIN GECE HAMAMI

BİZİM DE GAZOZLARIMIZ VARDI

RAMAZANDA, KADIN GECE HAMAMI

KREMALI MANTAR ÇORBASI

ANTEPLİYİ GICIK EDEN BAZI HALLER!

KAYNANANIN ÜÇ HALİ

ÇOCUKLARI KORKUTMA YÖNTEMLERİ !

Dadıynan yerik inşallah...:)

HAMAMDA DELİ VAR!

ŞEHİT KARAYILAN’I HATIRLAMAK

KAYNANANIN ÜÇ HALİ

ANTEPLİ HANGİ SÖZCÜKLERLE UŞAĞINI SEVER?

KIRIK TEŞTİN DİBİ DÜŞTÜ, ADAMLIĞIN BAŞTAN AŞTI

KOYUN CAN DERDİNDE, KASAP ET DERDİNDE

HAYRİ EMMİ!

Eskiler

ALİ HOCA, PENDİRLİ KÜNEFE!

ANTEP AĞZINDA KÂKE

PAMBIK YANSIN, KEYF OLSUN

RAMAZAN ÖNCESİNDE HİM BASMA

RAMAZAN GELİYOR AMA….

MAHMİL DİBİ

ŞAHİNBEY‘İ RAHMETLE ,MİNNETLE ANIYORUZ.

ŞEHİT KAMİL

HIŞŞ!

ESKİ GARAJLAR

BU NE İŞ KELE!

BAKKAL AMCA

MAŞA,SÜPÜRGE,TERLİK !

BAKKAL AMCA

ÇİĞ KÖFTENİN SIRRI

SEVGİLİ KİM?

“AĞADA ÖLÜY, ABDAL DA ÖLÜY, AZİZ'İN OLUU BATTAL DA ÖLÜY!”

8 Mart mış!

TEŞEKKÜR EDERİM !

“AĞADA ÖLÜY, ABDAL DA ÖLÜY, AZİZ'İN OLUU BATTAL DA ÖLÜY!”

İBRET !

BİR ZAMANLAR ATATÜRK BULVARI ESNAFI

BİR ZAMANLAR ATATÜRK BULVARI ESNAFI

MAASİM (MAHSİM)

SEVGİLİ KİM?

YAPIŞ DA GEDEK !...

KESKİN NİŞANCI YUSUF

ALLAH ŞAHİT!

HAMAMDA DELİ VAR!

BU NE İŞ KELE!

DIBIK DIBIK!

HIMSIMAK

EŞŞEG BEYNİ YİMİŞ!

BİZ NEYMİŞİZ BE ABİ !?

PROF. YANSEN’İN GAZİANTEP İLİ AVAN PROJESİ DETAYI

MAĞRUR GELENLER,MAĞLUP DÖNDÜLER ÜLKELERİNE.

Manisa Tarzanı’nın Antep-Kilis’le alakasını biliyor musunuz?

FİNGİLİ FİSTAN ATMAK

NEREDE O ESKİ KIŞLAR !

SOF DAĞINDAN GAZİANTEP’E

 ALLEBEN NEDİR?

PANORAMA 25 ARALIK

NEREDE?

HALKIN ÖLÇÜ BİRİMLERİ

ÜZGÜNÜZ !

GAZİANTEP’TE KADIN LAKAPLARI

NEREDE?

DEERME(TOPAÇ)

AŞK CİNAYETLERİ

GAZİANTEP SONBAHARDA DA GÜZELDİR.

ANTEP TEKERLEMESİ

O zamanlar insandık!… Ya şimdi?

BİZ ÖYLE BİR NESİLDİK İŞTE!

KORONAVİRÜSÜN GÖLGESİNDE

Tabletimin şarjı bitti!

KIRK AYAK !

Sütlü sahan gibi dizilmek!

NAYLON AYAKKABI

MOR SÜNBÜLLÜ BAĞLARIM!

FINDIKLI BAHÇESİ’NDEN, FINDIKLI TOROSA

İT GIRKMAK!

EŞEKLİK ETMEYECEĞİZ!

MAHKEMELİK OLAN MEYVE VE SEBZELER!

NEREDE YANLIŞ YAPIYORUZ?

MUTMAİN OLMAK !

TURİZM PARKINDAN DEĞİRMİÇEME BAKIŞ!

MUTMAİN OLMAK !

UNUTULAN GAZİANTEP KÖY GÜREŞLERİ

MAHALLEMİZİN (DELİLERİ) ULULARI.

DÜNDE KALAN SOKAK DESTANCILARI.

ÇANLAR BİZİM İÇİN ÇALIYOR !

ADİL HOCA VE VALİ

KAVURMA, TOPAÇ YAPMA.

İnanması zor ama!

GAZİANTEP “SİNEMA SEVERLER DERNEĞİ”

HITTA ACİR (ACUR)

ESKİ ADİLİYE SOKAĞI VE ŞİPŞAKÇILAR.

Gaziantep’in unutulan eğitim gönüllüleri?

YEME-İÇME DEYİP GEÇME!

Bir dönem Gaziantep’te tiyatro.

ALLABEN DENİLİNCE AKLIMA!

İnanması zor ama!

Kültürümüzde baba , dede

"Onda var bizde niye yok?"

BEN VE GECE

ANTEP EVİNDE KUŞ TAĞALARI.

ESKİ FOTOĞRAF !

GAZİANTEP’TE ŞİRE ZAMANI

ÇANLAR BİZİM İÇİN ÇALIYOR !

ANTEPLİNİN RENKLERİ ADLANDIRMASI.

MAZMAĞHORDA DAVET VAR…

Tatlı, dondurma ve yaz !

AHİLİK NEDİR?

O zamanlar insandık!… Ya şimdi?

İadeyi ziyaret!

UNUTULAN GAZİANTEP KÖY GÜREŞLERİ

ANTEPLİYİ GICIK EDEN BAZI HALLER!

DÜNDE KALAN SOKAK DESTANCILARI.

TEZE GELİN!

ANTEP’İN YAZLIK SİNEMALARI

Eey yavaş siz!... Eve gidderikk İnşallah!!

ESKİ FOTOĞRAF !

ESKİ ADİLİYE SOKAĞI VE ŞİPŞAKÇILAR.

EŞEKLİK ETMEYECEĞİZ!

30 Ağustos Zaferi;

HEY GİDİ SARIGÜLLÜK HEY !

Kültürümüzde baba , dede

ANTEPLİNİN AĞZINDAN HIRHIZ!

O zamanlar insandık!… Ya şimdi?

“Doğdu Kuyruk, Kalmadı Koruk !“

Gaziantep’in unutulan eğitim gönüllüleri?

BEN VE GECE

GAZİANTEP “SİNEMA SEVERLER DERNEĞİ”

ANTEPLİ ANALARIN UŞAKLARINA KÖTEK ATMA KLASİĞİ..:)

GAZİANTEP “SİNEMA SEVERLER DERNEĞİ”

SAHRE(PİKNİK) SATICILARI

TURİZM PARKINDAN DEĞİRMİÇEME BAKIŞ!

Bir dönem Gaziantep’te tiyatro.

Gaziantep ve yemek!

GAZİANTEP’E KURBAN BAYRAMINDA NİŞANLIYA KURBAN GÖNDERME ADETİ

HATIRLADIĞIM KURBAN BAYRAMI

Kentlilik bilinci ve Koronavirüs

Gaziantepli ve yemek!

Kıbrıs Barış harekâtında Gaziantep.

Daraba yağlamak!

YAZLIK SİNEMALI YILLAR

Atatürk Bulvarı,Kırkayak Kahvesi.

SAHRE(PİKNİK) SATICILARI

Koruk suyu, Terletme zamanı

Kültürümüzde baba , dede

1953 Yılında Gaziantep’te Spor

İnanması zor ama!

Gaziantep’te İlk türkü derleme çalışması

Gaziantep ŞARKULÜP

KEMENİN HİKAYESİ-2

KEMENİN HİKAYESİ-2

Çocuklarımız, torunlarımız adına üzülüyorum!

Dellal Deli Ahmet !

Biz babamızdan öyle gördük!

Marul haaa!...Marul haaa !

GAZİANTEP’TE HANIMLARIN BAHAR TEMİZLİĞİ.

Akşam yemek vakti kaşık mı çalınır?

NEREDE O ESKİ RAMAZANLAR!

Stajyer ev erkeği!

Eski garajlar…

KAPI KOMŞU

NİL KAHVESİNDEN, AKYOL İLK OKULUNA!

MAHESERE PİYAZI.

Gaziantep’in madalyalı sanatkarları

 Kıran girmek!..Kıran girsin!

Sorumsuz sorumlular.

Gaziantep’in unutulan Kültür Parkı.

Koronavirüsün bize hatırlattıkları

İKİ KAPILI HAMAM…

YÜZYILIN BELASI: KORONAVİRÜS

EKMEĞİN HİKÂYESİ

Mart ayının 31. günün hikâyesi.

Keme’ nin hikayesi -1

Şaraküstü Spor Kulübü ve kuruluşu.

Duzlucadan nohut dürümüne.

RADYOLU YILLAR.

Antepli iki annenin konuşması.

Dünün düğün salonlarından hatırladıklarımız

Yediye’nin yelleri; Deli beşe’nin selleri, Üçe’nin gonca gülleri

CEMRE DÜŞTÜ

Ayakkabı pençesinde kurşun damgalı yıllar !

Kelleyi koydum kazana

Gaziantep’te Tandır

14 Şubat Sevgililer Günü!

Gaziantep’te Tandır

Sokak fenerinden, elektrik fabrikasına.

Gaziantep’te Tandır

" FISTIĞI İÇ ETMEK "

" Yediyenin yelleri; Deli beşenin selleri, Üçe’nin gonca gülleri„

8 Şubat 1921 Tarihinin Gaziantepliler için önemi.

Ayakkabı pençesinde kurşun damgalı yıllar !

ANTEP TARİHİNDE BÜYÜK BİR DEPREM

Analarımız doğurdu, hamurunu başkaları yoğuruyor!

Kendine mıhaat olmalısın!

AĞYOLLU KAFASI KÜÇÜK ABDURAHMAN

UNUTTUĞUMUZ BİRKAÇ ANTEP ATASÖZÜ VE DEYİMİ DAHA

Analarımız doğurdu, hamurunu başkaları yoğuruyor!

Analarımız doğurdu, hamurunu başkaları yoğuruyor!

CANAVAR DÜDÜĞÜ!

UNUTTUĞUMUZ BİRKAÇ ANTEP ATASÖZÜ VE DEYİMİ DAHA

Gaziantep yerel kültüründe kül

ET BEDİR’İN, EKMEK HIDIR’IN; YiYİN KUDURUN, İÇİN KUDURUN!

Bizim Anadolu

ET BEDİR’İN, EKMEK HIDIR’IN; YiYİN KUDURUN, İÇİN KUDURUN!

“ MAMEY (MEMEY)HELVASI”

Gomadın ki iki çüt hanek edek !

SAKIN UNUTMA !

Şehitler Abidesinin Yapım Hikayesi.

Antep Harbinde Fransızlar tarafından kaçırılan Türk çocukları.

AĞYOLLU KAFASI KÜÇÜK ABDURAHMAN

Onbeş Buçukluklar ve Türk Bayanları

BAYRAK ASALIM.

Sobalı yıllarda

O SİNEMALAR MAZİDE KALDI

BİR ZAMANLAR BİZ DE ÖĞRENCİYDİK.

GAZEL DEPELEME ZAMANI GELDİ

Galatasaray-Şehreküstü maçı (1963-Gaziantep)

Gaziantep’te Tabakhane ve Debbağlık

 Gaziantep’te Oturakçı Pazarı

İncir-Hâyir

“ Antep karası !”

BASTIK, “AK DEVE KAPIYA ÇÖKMEDEN” YENMEZ.

Pişti olmak!..

 Kültürümüzü yaşatmak zorundayız

Gaziantep’in unutulan Kültür Parkı.

Dadıynan yerik inşallah.

GAZİANTEP’TE ŞİRE ZAMANI

   Çınarlı Spor Kulübünün kuruluşu

  TUFA(TUFFA) HAMAMI

Dettel Hâey !

Bir çocuk oyunumuz Hakeke…

“Vay be! Ne güzel günlerdi o günler!”

Mahmut Söylemez...

ŞU BİZİM ALMACI PAZARI

 Sakal !

UYKUMUZUN İÇİNE EDEN DENSİZLER !

Antep ağzında tepki sözleri.

Antep ağzında; Hışş!

İsa bıçağı göğe çekti! 

Hışhışı Hançer

Her daim hörmet göresin!

Yürüme çeşitleri !

Kim veli, Kim deli ?

 RAMAZAN GELDİ KAHVEHANELER DOLMAYA BAŞLAR.

DELİ KİRAZ!

  Allah belanı versin!

 Sandık (mahmil) dibi

Halkın ölçü birimleri!

Gaziantep’te sabah kahvaltısı.

 Yalangozlu Elif Ana

  Gaziantep’te Kendircilik ve Sulu Mağara.

Derder (deri) Gecesi

Gaziantep'te suyun tenekelerde satıldığı yıllar.

8 Mart mış!

Sırrı çözülemeyen ceza evinden kaçış öyküsü!

Masal deriz geçeriz!

Gazilik onurumuzdur.

“Suyu Pancarlıdan Kesmek”

Gaziantep'te Bahçelievler Mahallesinin tarihçesi

Gaziantep’te selamlık odaları ve sohbetleri.

Haram mı ?...Helal mi?

 Gaziantep Yeme içme kültüründe zaman ve mekânın önemi.

YENİ YILA GİRERKEN

Antep’in kurtuluşunu Biz böyle kutlardık.

BİR ZAMANLAR ATATÜRK BULVARI ESNAFI

Zurnayı gümüşlenmek

Bir dürümün hatırlattıkları

 Gaziantep’te terziler bayramı!

Gaziantep’te ilk sesli film gösterimi.

Gaziantep’e   otomobil ne zaman geldi ve otomobille ilgili ilkler.

Ayar saati!

 Antep harbinde ölen Fransız askerleri.

YORO, YOORUM OLMASIN?

YALAN!

1950’ler de Atatürk bulvarı ve ilk yapılar.

Gaziantep’te ilk yerli bakır kap üreticimiz

  Eski yılları aramak

   BİR HABBE HÖNÜSÜ!

Gülperi üzülmüş!...

GÜLPERİ BİZİ ÜZDÜ!

TÜFEKÇİ YUSUF VE EŞİ MAKBULE HANIM

Tepelerin ardına taşan Gaziantep!

Gaziantep’te bir çocuk oyunu; KÜKÜÇ

Bir trafik kazasının ardından daha ! 

Biz yaşayalım ki anlatacak bir şeylerimiz olsun.

BİZ BU OYUNU BOZARIZ!

EN EYİSİ ANTEP!

ANTEPLİYİ GICIK EDEN BAZI HALLER!

GAZİANTEP'TE DÖNERCİLİĞİN GEÇMİŞİ.

 Yün yıkama zamanı geldi !

Bir çift gözün düşündürdükleri!

Hayadda yunduğumuz günler !

Tatlı dondurma ve yaz !

Antep evi kapılarındaki sır!

 Anlayan varsa beri gelsin!

Mahallemizin(delileri) uluları.

NAZLI PAZARI!

ACI İKİ DE ÇİRTİKLE KİRLERİNİ DE ATSINLAR!

GAZİANTEP’TE HANIMLARIN BAHAR TEMİZLİĞİ.

 Değirmiçem ne idi, ne oldu?

Halkın ekmeği; “Nân-ı aziz “

 Yerel kültür, tarih ve coğrafya derslerinin önemi.

GAZİANTEP’TE LAKAP TAKMA GELENEĞİ.

ÇOCUKLUĞUMUZUN TATLARI!

Antep Harbinden sonra şehirde meslek hayatı.

İki sini lahmacun !

ÇEYİZİ NASIL GÖTÜRÜRDÜK?

ÇIRAKLIK VE ÇIRAKLARIN GÖREVLERİ.

Zarafet ve ruh güzelliği bu işte!

GAZİANTEP’TE; KASAP,FIRIN ,BAKKAL ÜÇLÜSÜ.

HAYALİ CİHAN DEĞER

UNUTULMUŞ BİR ANTEP OYUNU.

BİR DÖNEM SUBURCU ESNAFI   

KÜFE TAŞI

 Öldürdün beni oğul!

"Düğüne gider zurna beğenmez, hamama gider kurna beğenmez”

GAZİANTEPLİ SAKIN UNUTMA !

 Gazoz kapağı!

Çerezci Yasin Emmi.

  Altı üstü bi kazan dolma!

Suçlu kim?

GAZİANTEP’TE ÇIKMAZ SOKAK KÜLTÜRÜ.

Gaziantep’te kış hazırlıkları

Meğer ne çok şeyi paylaşırmışız !

 1950’li Yıllar; Gaziantep Lisesi ve Deli Hayce!

Yavanlaşan müzik!

İstanbul’da ki Gaziantep.

 “İnsanlık ölmedi ya!”

Sevgi!

BEN O BAYRAMLARI ARIYORUM.

Masal dinlediğimiz yıllar!

HOŞGÖR MAHALLESİ ADI NEREDEN GELİYOR.

Bağa girdim üzüme!

Burası Gaziantep!.. Burası Anadolu!

DONDURMAM KAYMAK !

Gaziantep’te şeertlik (çıraklık) geleneği

Şalvar köyün ortak malıydı! 

Gaziantep’te iftar sahresi.

 Turist enayi değildir.

Gaziantep’te iftar sahresi.

MAARİF-KIRKAYAK GÜZERGAHI VE PİYASA.

HEYY GİDİ RAMAZANLAR HEY !

BİR DE ÇERÇİLERİMİZ VARDI

MÜSLÜMANA “GAVUR”  EZİYETİ 

ANAMIN NİNNİSİ !

YAZLIK SİNEMALARIMIZ DA VARDI!

DÜNDEN BUGÜNE GAZİANTEP

HARFENE

ÇARŞI SATMA

ÜRYAN BABA

HAYRİ EMMİ!

BALCAN DELİSİ…

GAZİANTEPLİNİN GÜVEY HAMAMI.

ZILGIT VE YAH!

CİN DERESİ VE SÖYLENCELERİ

GAK DA GET !...

GURBETTEKİ GAZİANTEPLİLERE!

 GAZİANTEPLİ ÇERKEZ FATMA  

 SAHREDE DOLMA YAPIP YEMEK

BUZDOLABININ OLMADIĞI YILLARDA; KARLIK

ANTEP HARBİNDE “DÖŞ BABA”  

GAZİANTEP’TE TURZİMİN GELECEĞİ

Kavaklık Gazinosu Zeki Müren Konseri

GAZİANTEP’TE GAZEL DEPELEME .

BİR ZAMANLAR ATATÜRK BULVARI

KOMŞULUK ÖYLE BİRŞEYDİ İŞTE

GAZİANTEP’TE ŞİRE ZAMANI GELİNCE

MAZMAĞHORDA DAVET VAR

GAZİANTEP'TE İLK LOKANTACILIK.

GAZİANTEP’TE UNUTULAN MAHALLE YEMEKLERİ.

AZMİN ZAFERİ

DİRİLİŞİN ŞİFRESİ ÇANAKKALE RUHU.

SAMİMİ OL CİĞERİMİ YE!

ŞİMDİ YENİDEN “ÇILGIN TÜRK” OLMAK ZAMANDIR.

BİR KEZ DAHA GAZİ OLDUK

"NEMELAZIM" DEME DEVRİ KAPANMIŞTIR.

MANKUTLAR

“SANA NE MORUK !”

KIYMETİNİ BİLMEK LAZIM.

EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR.

YUKARIDAKİNE NE DİYECEKSİNİZ?

NEREDE O ESKİ KOMŞULUKLAR!

BİR BAŞKA OLURDU O RAMAZANLAR!

Hoş geldin ey sevgili !

BİZ DE BİR ZAMANLAR OKULLUYDUK

RAFIK

Mağrur gelenler, mağlup döndüler ülkelerine.

Afiyet şeker olsun yoorum !

Damak zevkinin yeni adresi Gaziantep.

Tuuu...Meymenetsiz yüzüüe!

“SENİ SEVİYORUM “DEMENİN TAM ZAMANI.

Değermi mi şu üç günlük dünyada kötü olmaya!

Aslında Ermeniler bahane… Haçlı saldırıları şahane.

“Adam olmak cinsiyet meselesi değil, bir şahsiyet meselesidir”

Gaziantep markalaşmanın neresinde ?

Yeniden doğamayız ama yeni bir başlangıç yapabiliriz.

ANTEP SAVAŞININ KAHRAMAN KADINI “FÜRDÖVS KUMANDAN”

“Aman Allah’ım! Anne mahvoldum… Tabletimin şarjı bitti !”

Bir şehit mektubunun düşündürdükleri.

Al !...“Kadınlar Gününü” başına çal!

Sevgiyi, merhameti çıkarın hayatınızdan… Ne kalır geriye?

Sarsılıyoruz artık!

Adaletin olduğu yerde celalinin çıtı çıkmaz.

ANTEP HARBİ VE ŞEKER OLAYI.

Maalesef zengini olduğumuz ahlakın şimdi fukarasıyız!

“TOPAL NURİ “

Kirlenmiş dünyanın samimiyetsiz evlatlarıyız.

EBLEHAN ÇARŞISI… BAKKAL AMCA.

ÇANAKKALE RUHU

Bu böyle gitmez... Gitmemeli.

Bindiğimiz dalı kesmeyelim.

Şeytanı sevindirme seansları

Kısacası sorunumuz samimiyetsizlik!

Tebessüm, mutluluğun avansıdır.

Başka kapıya… Başka kapıya!

Atın! Atın! Eskimiş çoraplarınızı atın!

GAZİANTEP ŞEHİR İÇİ TRAFİĞİ VE BİR ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Nerede o eski mahalleler!...

Mağrur gelenler… Mağlup gittiler

Hoş geldin yeni yıl.

Allah böyle babaların belasını versin!

İnsanlığımızın göstergesi nezaketimizdir.

“ Çekme oğlum kopar”

EDEPSİZLİĞİN BİLE BİR RAJONU VAR.

Lezzetin harikalar diyarı… Gaziantep mutfağı.

DÜNÜ HATIRLAMAK

Ham çökelek!

Biz yandık, bari diğer çocuklar yanmasın.

Sarıgüllük Antep’in cennetiydi!

İyi ki şu bayramlar da var!

Eski Antep’imi, eski Ramazanları geri istiyorum.

İftar sofraları mı?... İtibar sağlama davetleri mi?

“ Her canlı ölümü tadacak !”

Bırakın çocuklar çocukluklarını yaşasınlar.

ANTEP SAVAŞININ MAHZUN GELİNİ AYŞE İLE MEMİK’İN ACI HİKÂYESİ.

KİLİS’TEN… S.O.S

VATANIN YOK SA SEN BİR “HİÇ” SİN!

ANTEP SAVAŞI KAHRAMANLARINDAN; DİLKİNİNOĞLU ŞERİF-HACI AHMET NURİ.

AHLAKSIZLIĞIN BİLE BİR RAJONU VARDI.

AĞYOLUN KEÇİSİ GİBİ TOK GİTTİN, AÇ GELDİN.

ANTEP EVİNDEKİ HAYAT

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin