“21. Yüzyılda Kadının İnsanlık Onuru ve Göç Meselesi”

Gamze Erden

“21. Yüzyılda Kadının İnsanlık Onuru ve Göç Meselesi”

Kendimi bildim bileli Ortadoğu Coğrafyasında duyduğum tek şey; Kadın ve Din…

Kadınlar korku, öfke ve çaresizlik içinde. BBC’den ulaştığım verilere göre; Taliban'ın geçmişte Afganistan'ı yönettiği dönemde (1996-2001), kadınlara yönelik acımasız kuralları ve cezaları ile anılmakta. Bazı kadınların başlarının kesildiği, taşlanarak öldürüldüğü ve burka giymeye zorlandığı dönem, Taliban'ın 2001'deki 11 Eylül saldırıları sonrası ABD liderliğindeki koalisyon güçlerince iktidardan uzaklaştırması ile etkinliğini kaybetmişti. Bu arada burka nedir diye merak edenler için açıklamak gerekirse, her taraftan kapalı, giyinenin önünü görmesi için yüz kısmı kafesli çarşaf. Şu an herkesin kafasında ne olacak sorusu var. O halde bu örgütün ne olduğunu hatırlamakta fayda var: Arapça talib (öğrenci) kelimesinin çoğulu Taliban (öğrenciler) adını benimseyen örgüt, Molla Ömer Ahund liderliğinde yaklaşık 50 medrese öğrencisiyle birlikte 1994'te kuruldu. Aslen Kandaharlı olan Molla Ömer, bir süre Pakistan'da ardından da Kandahar'ın kuzeyindeki Meyvend ilçesinde medrese eğitimi aldı.

Sovyet işgaline karşı savaştı. Gelenekçi bir yapıya sahip Afgan toplumu içerisinde hızla taraftar toplayan ve yükselen grup, amacını, Sovyet savaşı ve akabinde patlak veren iç savaşlar sırasında ortaya çıkan savaş ağalarından kurtulmak ve özellikle kuruluş felsefesini de Afganistan'da İslam'a dayalı bir yönetim getirmek olarak tanımladı. “Afganistan en fakir insanların ülkesi. Çıkarılmayan lityum kaynaklarına ve yeraltı zenginlik kaynaklarına ve Çin’in yaptığı yatırımlara rağmen. Peki, bu ilgi neden? ” Associated Press, Ajansı Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komitesi geçtiğimiz günlerde çağrıda bulundu: Taliban’ın Kabil’i ele geçirmesinin ardından, kadın üniversitelerin kapatıldığı, kız çocuklarının eğitime erişiminin engellendiği ve kadınların seks kölesi olarak satıldığını dile getirdi.. Tabii , Amerika ve Batı , yaptıkları açıklamalar da ne kadar samimi.. Akıl, sır erdirmenin mümkün olmadığı şeyler yapan, İslam dinini bu kadar bunaltıcı hale getiren Taliban örgütü için yorum yapmak dahi istemiyorum.

Zira Ortadoğu Coğrafyasında diğer örgütlerin, devletlerin de yaşam felsefeleri Taliban’dan farklı değil… Açıkçası, kadınların insan yerine konulmadığı %40’ın üzerinde Peştuların yaşadığı , peştun hareketi içeren 50 yıldır savaş ortamından kurtulamayan bu ülkede kadınlar için haykırarak sesimi duyurmak isterdim. Böyle bir çaresizlik, bu şekilde onursuz bir yaşam olamaz. Gelelim Türkiye, bundan sonra ne yapacak? 5,5 milyon Suriyeli olmak üzere 8 milyon göçmenin olduğu mülteci deposu haline geldik. Bundan sonra; Rastgele geçiş ne kadar doğru. Parmak izi ve sıkı bir mülakatla bu mültecilerin alınması gerekmiyor mu? Belki de, mülteciler ülkemizin belli bölgelerine konuşlandırılıp, resmi çalışma izniyle ve belli sektörde çalışmalarına izin verilmeli.. Bunun gibi pek çok konu …

Özetle bu mülteci konusu öyle bir hale geldi ki; üniversitelerin göç enstitüleri, uluslarası göç örgütleri ve benzeri kuruluşların daha bilimsel bir şekilde çalışması ve göçmenlerin ülkelerine tekrar dönüş yapması ve rahat yaşaması için üst düzey diplomasi çalışmalarının yapılması kanaatindeyim.

23.08.2021 (Gamze Erden)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

Yangınlar, Küresel Isınma: 500 yıl Sonra Dünya Neye Benzeyecek?

  “Mülteci(Sığınık) ve Sosyal Sermaye”  

“Dünya Servet Vergisini Neden Tartışıyor”

Covid-19 Aşılarının Patent Lisans Hakları, Dünya’ya Açılmalı Mı?

“Yeşil Mutabakat Dengeleri Nasıl Değiştirecek”

Sosyal Medyada Bizi Takip Edin